Reza Zarrab: Zafer Çağlayan'a 50 milyon euro rüşvet verdim

Reza Zarrab itirafçı olarak çıktığı New York’taki ilk duruşmada şok iddialarda bulundu: Türkiye’deki bankalarla çalışabilmem için eski bakanlar Egemen Bağış ve Zafer Çağlayan bana aracı oldu

Reza Zarrab: Zafer Çağlayan'a 50 milyon euro rüşvet verdim
Reza Zarrab: Zafer Çağlayan'a 50 milyon euro rüşvet verdim

Amerika’da mahkemeye çıkan Reza Zarrab, “Türkiye ile Amerika arasında mahkum değişimi olabileceğine inanıyordum. Bu nedenle ünlü avukatları tuttum. İade olmayınca suçumu itiraf etmeye karar verdim. Hapisten çıkmanın en hızlı yolu buydu” dedi.

Zarrab, Türk siyasetçi ve bankacılarla İran’a ambargoyu delmek için ilişki kurduğunu iddia etti.

MAHKUM TULUMUYLA

Eski Halkbank Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Hakan Atilla’nın yargılandığı davada suçunu kabul eden ve savcılıkla işbirliğine giden Reza Zarrab, dün jüri karşısına ‘tanık’ sıfatıyla çıktı.

Zarrab mahkeme salonuna üzerinde turuncu cezaevi tulumu ve ayakları zincirlenmiş halde getirildi. 21 Mart 2016’da Amerika’da tutuklandığında FBI’a doğruları söylemediğini belirten Zarrab, “Neyle karşı karşıya olduğumu bilmiyordum. Şoka girmiştim. Doğru yanıtları veremedim. Çok korkmuştum” dedi.


Reza Zarrab mahkeme ressamı tarafından böyle resmedildi.


'AF SÖZÜ VERİLMEDİ'


Zarrab savcılıkla anlaşması konusunda ise şunları söyledi: “Savcılığa 3 yükümlülüğüm var. Gerçekleri söylemek. Amerikan hükümetiyle işbirliği yapmak ve bundan sonra asla suç işlememek. Herhangi bir anlaşma yapmadım. Bana af sözü verilmedi. Cezama hakim karar verecek. Amerikalı ünlü avukatları tuttum çünkü Türkiye ile Amerika arasında bir mahkum değişimi olabileceğine inanıyordum. İade olmayınca suçumu itiraf etmeye karar verdim. Savcılıkla işbirliği, hapisten çıkmanın en hızlı yoluydu.”


'İRAN BANA GÖREV VERDİ'


“Hakan Atilla sana nasıl yardım etti?” sorusuna Zarrab şu yanıtı verdi:

“İranlılar yaptırımlar yüzünden petrol ve doğalgaz satışından elde ettikleri paraları kullanamıyordu. İran Merkez Bankası Başkanı Mahmud Bahmani tarafından İran’a para transferi için resmi olarak görevlendirildim. Halkbank’ın uluslararası bankacılık bölümünün başkanı olan Hakan Atilla İran ile ilgili yaptırımlar konusunda en bilgili adamdı. Hakan Atilla, kurduğumuz sistemi ABD’nin ambargosuna uygunmuş gibi göstermek konusunda önemli katkı yaptı.”


'EGEMEN BAĞIŞ ARACI OLDU'


Halkbank’tan önce Aktif Bank ile ilişki kurduğunu anlatan Zarrab şunları iddia etti:

“Aktif Bank’ta ilk hesap açma girişimim başarısız oldu. Bana özel izin gerektiği söylendi. Aktif Bank Genel Müdürü ile görüştükten sonra hesap açıldı. Günde 5-10 milyon euroluk işlem oluyordu. Aktif Bank Müdürü'yle görüşmemi sağlayan kişi Egemen Bağış’tı. (Eski AB Bakanı. Mahkemede fotoğrafı gösterildi). Aktif Bank doğrudan İranlılar ile çalışıyordu. Beni devre dışı bırakınca 2012’de Halkbank’a gittim.”


'ZAFER ÇAĞLAYAN YÜZDE 50 İSTEDİ'


 Halkbank Genel Müdürü Süleyman Aslan’ın önce kendisiyle çalışmak istemediğini ileri süren Zarrab şöyle dedi:

“Eşim Ebru Gündeş ünlü bir sanatçı olduğu için çok göz önündeydim. Beni reddetti. Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan’a gittim. Halkbank için aracı olmasını istedim. Çağlayan İran kârından yüzde 50 istedi. Çağlayan’a 45-50 milyon euro, 7 milyon dolar ve 2.5 milyon TL rüşvet ödedim.”


'OTELDE DEĞİL, FBI GÖZETEMİNDEYDİM'


26 Ekim’de suçlamaları kabul edeceğini savcılığa bildiren Reza Zarrab, kaldığı hapishaneden başka bir yere götürülmüştü. Hatta Türk Dışişleri, sağlığından endişe edildiği gerekçesiyle Amerika’ya nota vermişti. Zarrab’ın itirafçı olduğu ve bir otelde tutulduğu iddiaları gündeme gelmişti. Zarrab tahliye edildiği iddiası için “otelde kalmıyorum. metropolitan tutukevi’ndeyim. kesinlikle hareket özgürlüğüm yok. FBI gözetimindeyim” diye konuştu.

'AMBARGOYU BÖYLE DELDİM'

ŞEMADAKİ İDDİALAR

Duruşmanın öğleden sonraki bölümünde Reza Zarrab, ambargoyu delmek için altın ticaretinin nasıl yapıldığını şema üzerinde şöyle anlattı:

● İran Ulusal Petrol Şirketi (NIOC) Tüpraş’a petrol, Botaş’a doğalgaz satıyor.

● Tüpraş, Botaş ve NIOC’un Halkbank’ta hesapları var.

● İran’da kurulan ve ticaret yapıyor gibi gösterilen Sermaye Exchange adlı şirketin de Halkbank’ta hesabı var.

● NIOC, Türkiye’nin ödediği petrol parasını Sermaye Exchange’e transfer ediyor.

● Ardından firma parayı Zarrab’ın şirketine aktarıyor.

● Tüm bu işlemler Halkbank’taki hesaplarda gerçekleştiriliyor.  

 


'AMAÇ BORÇ TRANSFERİ'


● Sonunda bu para Euro veya TL olarak Zarrab’ın bir başka şirketinin Denizbank’taki hesaplarına aktarılıyor.

● Böylece para Halkbank’tan çıkarılmış oluyor.

● Zarrab bu parayla altın alıyor.

● Kuryeler altını Dubai’ye götürüyor.

● Altın burada İran parası Dirhem’e çevriliyor.

● Amaç İran’ın uluslararası ödemelerini yapmak.

● Altın veya para İran’a girse ödeme yapmak mümkün değil.

● Dirhemler İran’ın borçlu olduğu şirketlere ABD bankaları üzerinden gönderiliyor.

● Zarrab tüm bu planın, Halkbank’ta sıkışan İran parasının uluslararası dolaşıma sokulması için tasarlandığını söylüyor.


'HALKBANK'TAN BİRKAÇ MİLYAR EURO ÇEKTİM'


Savcı, Reza Zarrab’a “Halkbank’tan ne kadar para çektiniz?” diye sordu. Zarrab “Birkaç milyar” diye yanıt verdi. Bunun üzerine savcı “Birkaç milyar ne?” dedi. Reza Zarrab “Euro” diye karşılık verdi.
 

DİKKAT ÇEKEN ŞEMA


Mahkeme salonunda savcının üzerinde çalıştığı bir şema dikkat çekiyor. Davada anılan şahısların isimlerinin bulunduğu şemada en tepede eski İran Cumhurbaşkanı Mahmud Ahmedinejad ve İran'ın ruhani lideri Ali Hamaney yer alıyor. Onların altında dönemin İranlı yetkilileri bulunuyor. Daha altta, savcının bazı kutuları soru işaretiyle boş bıraktığı kısımda ise Atilla, Aslan, Çağlayan ve Zarrab var. Savcıyla iş birliği yapmaya başlayan Zarrab'ın bu isimlerin altında gösterilmesi dikkat çekiyor.


ZİNCİRLERİ ÇIKARILDI


Reza Zarrab tekrar tanık kürsüsünde. Duruşmanın ilk kısmında Zarrab'ın ayaklarında yer alan zincirlerin çıkarıldığı aktarıldı. 
 

'RAHATLAMIŞ VE OTORİTER GÖZÜKÜYOR'


Duruşmada Süleyman Aslan ile Reza Zarrab arasında olduğu iddia edilen bir telefon tapesi dinletildi.

ABD'li gazeteci Klasfeld, Zarrab'ın çizdiği temanın oldukça karmaşık olduğunu yazdı. Olayı Twitter'dan canlı bir şekilde aktaran Daily Beast muhabiri Katie Zavadski ise Zarrab'ın Dubai ve İran'da sonuçlanan işlemlerini detaylı bir şekilde jüri önünde anlattığını iddia etti. 

ABD'li gazeteci Adam Klasfeld, Twitter adresinden duruşma ile ilgili ilginç bir yorumda bulundu. Klasfeld, şu ifadeleri kullandı: "Zarrab, jüri için şema çizerken rahatlamış ve otoriter gözüküyor. Eğer ABD'nin federal mahkemesinde, mahkûm kıyafeti giyiyor olmasaydı, bir şirketin toplantısını yönetiyor gibi görülebilirdi" 

 

Gündem
Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Demet Akalın’dan Beyonce göndermeli mesaj
Demet Akalın’dan Beyonce göndermeli mesaj
Gülben Ergen’den Erhan Çelik’e ‘acı biber’li gönderme
Gülben Ergen’den Erhan Çelik’e ‘acı biber’li gönderme