Meselemiz büyüyen ve güçlü Türkiye olsun

Seçimlerin ardından hedef; öngörülebilir döviz kuru, faizlerin, enflasyonun, cari açığın ve işsizliğin düşürülmesi, büyümenin de yüksek performansını koruması... Böylece üreten, istihdam sağlayan, ihracatını artıran, kısacası güçlü Türkiye’nin inşa edilmesi... İş dünyasının temsilcileri de, bütün bu hedefler için istikrarlı bir siyasi irade, yapısal problemlerin çözümüne odaklanmış, icraatçı bir ekonomi yönetiminin kaçınılmaz olduğunu vurguluyor. Patronlar “Artık birinci gündem maddemiz, ekonomi olsun” diyor...

Meselemiz büyüyen ve güçlü Türkiye olsun
Meselemiz büyüyen ve güçlü Türkiye olsun Editör

Türkiye’nin haftalardır beklediği tarihî seçim günü geldi. 56,3 milyon seçmen, bugün geleceğini belirlemek için sandık başına gidiyor. Yapılacak tercihler, her anlamda ülkenin istikbal rotasını da çizecek. Şüphesiz seçim sonuçları, en fazla ekonomi ve piyasalar cephesini ilgilendiriyor.

Türkiye ekonomisi, son çeyreklerde büyüme ve istihdam alanında oldukça pozitif bir seyir sergiledi. 3 aylık büyüme performansları, ortalama yüzde 7’ye yakın seyrediyor. Son açıklanan işsizlik rakamları da, tek haneye doğru hızlı bir yönelime işaret etti.

Bununla beraber artan enerji maliyetleri ve altın ithalatının da etkisiyle cari açıkta yükseliş yaşanıyor. Döviz kurları ise, spekülatif ataklarla yükselmiş durumda... Merkez Bankası, döviz ve enflasyonla mücadele için, parasal sıkılaştırma hamlelerine yöneldi.

Yeni dönemde ekonomi cephesinde hedef; öngörülebilir döviz kuru, faizlerin, enflasyonun, cari açığın ve işsizliğin düşürülmesi, büyümenin de yüksek performansını koruması... Böylece üreten, istihdam sağlayan, ihracatını artıran, kısacası güçlü Türkiye’nin inşa edilmesi...

İş dünyasının temsilcileri de, bütün bu hedefler için istikrarlı bir siyasi irade, yapısal problemlerin çözümüne odaklanmış, icraatçı bir ekonomi yönetiminin kaçınılmaz olduğunu vurguluyor. Patronlar, bunların temin edilmesi hâlinde işlerine odaklanacaklarını ve daha güçlü bir Türkiye’yi hep birlikte inşa edebileceklerini söylüyor ve ekliyorlar: 25 Temmuz’da artık birinci gündem maddemiz, ekonomi olsun...

Bilecik: Temel beklenti reform
Türk Sanayicileri ve İş İnsanları Derneği Başkanı Erol Bilecik: Seçimlerden sonra masanın üzerine konulacak reform paketleri, iş dünyasının temel isteği. Dünyanın her noktasına daha fazla iş götürmek, oradan buraya daha fazla iş getirmek, daha fazla istihdam oluşturmak, katma değeri daha yüksek ürünlerin ihracatına yönlenmek istiyoruz.

Olpak: Pozitif değişim zamanı
Dış Ekonomik İlişkiler Kurulu Başkanı Nail Olpak: 24 Haziran sonrası Türkiye pozitif bir değişim sürecine girecek. Dış talepte de önümüzdeki çeyreklerde normalleşme bekliyoruz. İş dünyası olarak sürdürülebilir bir büyümeye, dünyada adından söz ettiren Türkiye’ye katkı sağlamaya devam edeceğiz.. Büyümenin 2018’in tamamına yayılacak.

Kaan: Yarınlar güzel olacak
Müstakil Sanayici ve İşadamları Derneği Başkanı Abdurrahman Kaan: Asıl mesele bugünü kurtarmak değil, Türkiye’yi çok daha güçlü yarına hazırlamaktır. O bakımdan iş dünyasına ve tüm toplumumuza çağrımız şudur; meselemiz Türkiye olsun. Seçim sonrası ekonominin durumuna bakıldığında herhangi bir olumsuzluk görmüyoruz.

Bahçıvan: Kur ve faiz önemli
İstanbul Sanayi Odası Yönetim Kurulu Başkanı Erdal Bahçıvan: Nisandan itibaren finansal piyasalarda başlayan istikrarsızlıkla birlikte, kur ve faizlerdeki gelişmeler tedirginlik oluşturdu. Seçim sonrası alınması gereken temel önlemlerle bu istikrarsızlık ortamına son verilmeli, Türkiye tekrar nitelikli, sürdürülebilir büyüme ortamına kavuşmalı.

Avdagiç: Günü kaybetmeyelim
İstanbul Ticaret Odası Başkanı Şekib Avdagiç: Küresel ekonominin zor bir virajdan geçtiği dönemde, Türkiye, dışarıdan ve içeriden aldığı namertçe darbelere rağmen sağlam bir şekilde yürüyüşünü sürdürüyor. Geçmişte elde edilen kazanımları, bir daha geri dönülemez şekilde güçlendirmeliyiz. İstikrarsız ortama geri dönmemeliyiz.

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500