Usturanın Şairi Ahmed Arif Üzerine
Bilal Yavuz

Usturanın Şairi Ahmed Arif Üzerine

Sanki farkındaydı Ahmed Arif usta… Kendisine vefasızlık edileceğinin… Ancak bu köhne düzen bir gün değişecek inşallah…

Ustanın ümidini kesmediği gelecekteki evlatlarının eliyle… Ustanın nâmı bir dem gelecek… Hakkıyla yaşatılacak… 

Ahmed Arif deyince aklıma iki önemli şahsiyet gelir; Ahmet Kaya ve Şeyhmus Diken… 

Çünkü Ahmet Kaya şarkılarıyla, Şeyhmus Diken yazılarıyla Ahmed Arif’in hatırasını yaşatmaya çabalamış bir avuç güzen insandan ikisidir. 

Geçtiğimiz günlerde Şeyhmus Diken beyin 21.kitabı yayınlandı. Şair Ahmed Arif’in nasıl da hakiki bir Namus İşçisi olduğuna bizleri şahid kılacak mühim bir eser… “Ahmed Arif – Abisi Olmak Halkının” adıyla…

Şeyhmus Diken ile ilgili röportajı okuyorum. Öyle haklı ki… Bugün Ahmed Arif’in hatıralarının yaşatıldığı tek yer Diyarbakır’daki o Müze…

Oysa Üsküdar’dan bu yana her tarafta adının yaşatıldığı Kültür Merkezleri, Liseler, İlkokullar olmalıydı…

Delikanlılığın kitabını yazıp dürüstlüğüyle her kesime örnek olan Ahmed Arif ustayı hakkıyla anmamak ne büyük vefasızlık… Ne vahim saygısızlık... 

“Ne alnımızda bir ayıp
Ne koltuk altında
Saklı haçımız
Biz bu halkı sevdik
Ve bu ülkeyi
İşte bağışlanmaz
Korkunç suçumuz”

Ahmet Arif adına düzenlenen sahici bir yarışma bile yok Şeyhmus abinin dediği gibi… Oysa böyle olmamalıydı… 

Peki neden böyleydi… Çünkü Ahmed Arif insanlığının gereği olarak her zaman faşizme karşı klas bir duruş sergiledi… 

Çünkü İslamcı peçeli bir ırkçı veya sosyalist maskeli bir kemalist değildi… Bu yüzden haysiyetsiz münafıklar sadece miting alanlarında oy toplamak için Ahmed Arif ustayı kirli ağızlarıyla yâd ediyordu. Sonrasındaysa adının anılmaması için ellerinden geleni yaparlardı...

Oysa Ahmed Arif usta; Arabıyla, Türküyle, Kürdüyle, Acemiyle, Ermenisiyle, Süryanisiyle, Keldanisiyle, Lazıyla, Zazasıyla, Boşnağıyla bu ülkeyi çok sevmiş ve bu millete emek vermişti...

Adına nice makbul tezlerin kitaplaştırılması gerekmez miydi? Şiirlerinin bütün dünya dillerine çevirilmesi gerekmez miydi? 

Ahmed Arif ve Sezai Karakoç gibi güzide adamlar bu ülkenin yüzü olmayacak da kim olacaktı? 

Devlet erkanı, Kültür Bakanlığı... Bulunduğu makamın hakkını verip bu güzel adamların çabalarını diğer dünya ülkelerinin bilinç toprağına ekse oysa… Türkiye olarak muhteşem bir geri dönüş biçecektik…

Yazar Şeyhmus Diken’in güzide emeği olan kitabını ilgili okurlara ısrarla tavsiye ediyorum…

 

 

Sende Yorumla...
Kalan karakter sayısı : 500
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR X
Gülperi dizisi'nin tecavüz sahnesi isyan ettirdi
Gülperi dizisi'nin tecavüz sahnesi isyan ettirdi
Hadise mallarını ablası Hülya Açıkgöz'e kaptırdı
Hadise mallarını ablası Hülya Açıkgöz'e kaptırdı